Konfüçyüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konfüçyüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2014 Cuma

Basit Değil

350. Gün (Basit Değil)

Konfüçyüs, öğrencilerine ders veriyordu. Sınıfa elinde dar uzun bir vazo ile geldi. Tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde de bir elma vardı. Elmayı vazonun içinde koyduktan sonra, vazoyu yere bıraktı ve şöyle dedi;

- Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı alabilir.
Öğrencilerden biri atıldı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu.
Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalıştıkça elma elinden kaydı. Bir de elini vazoya sıkıştırdı, bağırmaya başladı:
- Elimi çıkaramıyorum!

 Konfüçyüs;
- Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmezsen, elini çıkaramazsın.
Öğrenci biraz daha uğraştı, elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda mecburen bıraktı. Elini vazodan çıkardı. Konfüçyüs’e sordu:
- Elmayı vazodan çıkarmanın bir yolu var mı?
Konfüçyüs, nasıl olacağını göstereyim dedi ve vazoyu ters çevirdi. Elma kendiliğinden vazonun içinden yuvarlanıp çıktı. Öğrenciler çözümün bu kadar basit olması nedeniyle gülmeye başladı.

Konfüçyüs, öğrencilerine elmayı göstererek dedi ki:
- Göründüğü gibi basit değil, bazen bırakabilmek daha zordur. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.

Renk Kodu: C: 42 M: 81 Y: 0 K: 0



11 Mart 2014 Salı

Dünyada Beş Ağır Suç Vardır

320. Gün (Dünyada Beş Ağır Suç Vardır)
Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerini tutunda manşetlere kadar ve en önemlisi de her gün evimize rahatlıkla sızan televizyonda neler izliyoruz. İnsanın nefretinin, açgözlülüğünün, hırsının, öç alma duygusunun neler yapabileceğini görüyoruz. Çok ama çok etkileniyorum ben bunları izledikçe…  İnanın bana kalbim dayanmıyor artık tüm değerlerini ayaklar altına almış insanları izlemeye… Bir gram insani değer kalmamış ya da var mıydı ki diye sormak lazım aslında. Aşağıdaki yazı belki de benim sizlere anlatmak istediklerimi daha güzel anlatır. Kaybolmuş tüm değerlerimizin anısına okuyun bari…
Konfüçyüs bir süre için şehrin yönetiminde görev alır ve yedi gün sadece şehirde olanları izler. Yedinci gün şehirdeki en yüksek memur Shao-Cheng’i idam ettirir.
Bu davranış üzerine öğrencileri çok şaşırırlar, yanına giderler ve sorarlar:

- Shao-Cheng bu şehirde hatırlı ve kuvvetli bir adamdı. Şehrin yönetiminin de yetki aldıktan sonra ilk işiniz onu idam ettirmek oldu. Bildiğimiz kadarıyla bu adam haydutluk, hırsızlık yapmamıştı. Bunu neden yaptınız?
Konfüçyüs, öğrencilerine neden yaptığını anlattı;
- Dünyada beş ağır suç vardır. Haydutluk ve hırsızlık bunlardan sonra gelirler. Bu beş suç şunlardır:

1. İyi eğitimli ve bilgili olmasını gizlice kendi fırsatları için kullanan.

2. Aşırıya kaçan bir hayat tarzı ile inatçılık

3. Doğruyu söylemese de insanları yanıltabilen

4. Sadece olumsuz olaylar ve her şeyin hep kötü yanları hakkında konuşan

5. Yanlış olduğunu bildiği şeyleri sanki doğruymuş gibi gösteren ve destekleyen

Shao-Cheng’de bunların hepsi vardı. Nereye gitse taraftar topluyor, isyanlar yaratabiliyordu. Aldatıcı fikirlerini parlak konuşmaların arkasına gizleyebiliyordu. Doğruyu ve yanlışı karıştırıyordu. Ben de şehir halkı için üzülmek yerine bu adamdan kurtulmayı tercih ettim.
Formun Üstü
Formun Altı
Formun ÜstüFormun AltıFormun ÜstüFormun AltıRenk Kodu: C: 0 M: 100 Y: 80 K: 0

30 Nisan 2013 Salı

Okuduklarınızı Düşünün


6.     Gün (Okuduklarınızı Düşünün)

Yıllar önce bir haber okumuştum gazetede “Üniversiteli kız tuvalette doğurdu bebeği çöpe attı.” diye. O zaman düşünmüştüm bu insana verilen onca yıllık eğitim de neyi yanlış yapmıştık? Toplumsal baskılar dışında asıl önemli noktayı kaçırmamak lazım. Yaşama saygıyı öğretememiş, cahilliğini alamamıştık.

Cahilliğin ortadan kalkması sadece okumakla giderilmez. Onlarca kitap okuyoruz, film izliyoruz. Eğer bütün bunları gerçekleştirirken edindiğimiz bilgileri sorgulamıyorsak sadece gözlerimiz kelimelerin izinde demektir. Ruhumuza yazıda anlatılanları katmıyoruz demektir.

Sorgulamak gerekir. Neyin nasıl olduğunu sorgulamak… Okuduklarımızı düşünmeliyiz. Okuduklarımızı hayata aktarmalıyız yoksa üzerine bir şey katmadığımız ilkel benliğimizle bu dünyayı anlamamız çok zor. İnsanlara bakın gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine… Onu öldürdü, bunu yaraladı, bunu tecavüz etti diye milyonlarca haber var. 

Sözümü burada kesiyorum. Ve aşağıdaki yazıyı düşünmenizi istiyorum. Düşünme eyleminin sonucunu bana yazın lütfen...

Sizce bu söz üniversiteli kızın bebeğini çöpe atmasını çok net olarak açıklamıyor mu?

RENK KODU: C: 25 M: 40 Y: 9 K: 0