13 Temmuz 2013 Cumartesi

Hepsinden Önemlisi, Bocalama…

80. Gün (Hepsinden Önemlisi, Bocalama…)
Sevgili dostlar, sonunda tatile çıkabildim. Uzun ve yorucu bir eğitim - öğretim sürecinden sonra nihayet dinlenme zamanı geldi. Elbette bu okumaya ya da yazmaya ara vereceğim anlamına gelmiyor. Aldığım yeni kitapları bitirmek bu yaz yapacağım en önemli iş olarak karşımda duruyor. Kelimeleri seven biri olarak okunacak onca kitabın varlığı beni mutlu ediyor diyebilirim. Ben romanları araştırır, biriktirir sonra aralıksız ardı ardına okurum. Bu sayede kendime bir roman ziyafeti çekmiş olurum. Yine biriktirdiğim romanları okuma dönemine girdim.
Roman ziyafetimin ilk romanını okuyanların sayısı oldukça yüksek... Uzun zamandır adını duyduğum ama okumaya cesaret edemediğim bir kitap vardı. Beni etkileyeceğini biliyordum ama bu kadar üzüleceğimi bilmiyordum. Sonunda bir öğrencimin “Artık bu kitabı okumalısınız.” öğüdüne uyarak okumaya başladım. “Uçurtma Avcısı”
Kitap geçen gece bitti. Bunca yıldır onlarca roman okudum. Onlarca kelimeye ev sahipliği yaptı yüreğim ama hiçbir kitapta bu kadar hıçkırıklarla ağladığımı hatırlamıyorum. Yüreğimin en derininden etkilendiğimi söyleyebilirim. Ben mi çok yaralandım okurken yoksa başka okuyucular da bu kadar etkilendi mi bilmiyorum? Çocukların çaresizliklerle karşı karşıya kalması beni her zamanki gibi çok etkiledi. Hele bir de bilerek yapılan kötülüklere maruz kalan çocuklar… Okumayanlar olabilir diye daha fazla bahsetmeyeceğim. Bir roman sever olarak beğenmek bir yana kalbimin çok ama çok kanadığını söyleyebilirim…
Gelelim bugün ki yazımıza. Ben Osho’ yu çok severim. Sizlere daha önce de anlatmıştım bu Hintli felsefe profesörünü… Bugün bir yazısına rastladım ve sizinle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz…
“Ne yaparsan yap, sadece mümkün olduğu kadar onu bütün bir şekilde yap. Yürümekten hoşlanıyorsan, güzel! Şayet ansızın artık hareket etme dürtüsü ya da arzusu olmadığını fark edersen, derhal otur; senin iradene karşı tek bir adım bile atılmamalı.
Ne gerçekleşirse gerçekleşsin, kabul et, ondan hoşlan ve hiçbir şeyi zorlama. Konuşmaktan hoşlanıyorsan, konuş. Sessiz olmak hoşuna gidiyorsa, sessiz ol  sadece duyguyla hareket et. Tek bir an için bile olsa herhangi bir şekilde zorlama, çünkü bir kez herhangi bir şeyi dayattığında sen ikiye bölünürsün ve sorun yaratır bu; sonra bütün hayatın bölünmüş olur. 
İnsanlığın tümü neredeyse şizofrenik olmuş hâlde, çünkü bizler her şeyi zoraki yapmayı öğrenmiş bulunduk. Gülmek isteyen kısım ve gülmene izin vermeyen kısım ayrılır ve sonra sen bölünmüş olursun. Bir üst sınıf ve bir alt sınıf yaratırsın ve çatışma olur. Çatışmanın yarattığı çatlak daha ve daha ve daha da büyüyebilir. Öyleyse problem bu çatlağa nasıl bir köprü kurulacağı ve onun artık nasıl yaratılmayacağıdır.
Zen’de çok güzel bir özdeyiş var:
Oturuyorsun, sadece otur. Yürüyorsun, sadece yürü. Hepsinden önemlisi, bocalama.”
OSHO

Renk Kodu: C: 0 M: 0 Y: 100 K: 25

2 yorum:

Ne güzel kelimeler onlar... Parmaklarınıza sağlık...